5 Mart 2016 Cumartesi
Givenchy Ange ou Demon Le Secret - The Poetry of a Winter Fragrance EDP
Merhaba,
Bugün size tanıtacağım ürün, gurme kokular klasmanından Givenchy Ange ou Demon Le Secret Poesie d’un Parfum d’Hiver yani hepimizin anlayacağı şekilde yazacak olursam The Poetry of a Winter Fragrance :)
Aslında bu parfümü ilk aldığım gün, bittiğinde bir şişe daha alacağımı hiç düşünmemiştim. Nasıl oldu ben de bilmiyorum ama trendyol'da tekrar görünce tekrar bir şişe edindim. Kokunun üst notaları çay ve portakaldan, orta notaları zambak yasemini ve zencefilli çörek, alt notalarında ise misk ve pralin bulunuyor. Yani ne çok şekerli, ne çok ekşi(citrusy) ne çok çiçekli, ne de çok baharatlı bir koku. Tam olması gerektiği gibi, tüm notalar homojen şekilde dağılmış, abartıdan uzak ama bir yandan da etkileyiciliğinden bir şey kaybetmemiş, kışa ithafen çıkarılmış olsa da her mevsim güvenle kullanabileceğiniz bir parfüm.
Ben burdayım diye bağırmıyor ama dikkat çekiyor. Bir yandan sıcaklığıyla sizi sararken, diğer yandan keskin notalarıyla merakınızı uyandırıyor. Seksi olduğunu söyleyemem ama oldukça özgüvenli.
Bende bariz şekilde kendini belli eden notalar çay, portakal, yasemin ve pralin oldu. Açılışı portakal ve çay ile yaptı. Tüm notalar geçişlerini tamamladıklarında ise yerini yasemin ve miske bıraktı.
Bu baskın notalar tenden tene değişebilir, benim tenim soğuk ve kuru.
Gece kokusu olmak için fazla dengeli bir parfüm, hafif kaçacaktır. Ancak bunun haricinde her yere, her ortama rahatlıkla uyum sağlayabilir. En güzel tarafı ise güzel kokacağım derken etrafınızdaki insanları boğma riskinizin az olması çünkü dediğim gibi dengeli bir koku. Aşırılığa yer yok.
Şişe tasarımına gelince, Givenchy'nin Ange ou Demon serisindeki her parfümde olduğu gibi kristal damla şeklinde bir şişesi var. Kapağı altın renkte. Tasarlayan kişi, kokunun karakteristik özelliklerini olduğu gibi şişeye yansıtmış. Daha şişeyi görür görmez içindeki sıvının nasıl kokabileceği hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Kutuyu da es geçmemişler. Şişedeki şıklık kutuya da yansımış.
Bu parfüm ara ara trendyol'da satışa çıkıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse kozmetik mağazalarında kendisine hiç rastlamadım, dikkat etmemiş de olabilirim. Bu nedenle fiyat bazında tek ölçütüm bu site olacaktır. 50ml 160tl'ye satılıyordu en son.
Parfüm hakkında tek sıkıntım, adı çok uzun olduğu için hangi parfümü kullandığımı soran kişilere söylemeye üşeniyor olmam :) Ki emin olun soranı çok oluyor. Siz de "Givenchy Ange ou Demon'ın altın renkli olaı işte canıım" deyip geçiniz.
Sevgiler
4 Mart 2016 Cuma
DUPE ALERT!: Essie The Lace Is On Vs Pastel 42
Instagram'da takipte olanlarınız bilecektir, Essie - The Lace Is On benim gelmiş geçmiş en sevdiğim ojedir. Klasik renkler skalası dışında olmasına rağmen elleri bu kadar zarif ve alımlı gösteren bir renk yok benim gözümde. Hem klas hem eğlenceli. Kafamdaki tam tanım budur.
Essie ülkemizden çekilmeden evvel, şansıma bulup indirimli haliyle almıştım. O zaman ülkeden çekildiklerini bilmediğimden yedekleme dürtümü bastırmıştım. Keşke bastırmasaydım. Artık hem bulamıyorum hem de yurt dışı fiyatları dövizin uçmasıyla hoş olmayan bir tablo yarattı.
Neyse ki renk olarak oldukça benzer bir rengini, tesadüf eseri bir kozmetikçinin önünden geçerken gördüm. Merdivenlerden çıkıyordum ki kafamı kaldırmamla bu ojeyi görmem bir oldu.
Hatta önce Essie sandım. Fakat Pastel markasının klasik serisinden bir ojeydi. Şişedeki duruşları tam olarak aynı değil fakat aldığım gün ikisini denedim ve renkler arasında pek bir fark göremedim renk açısından. Yapı ve ışıltıları farklı,fakat ikisi de sürülüp kuruduğunda uzun uzun dikkatli dikkatli fark aramadıkça göremiyorsunuz.
Hatta önce Essie sandım. Fakat Pastel markasının klasik serisinden bir ojeydi. Şişedeki duruşları tam olarak aynı değil fakat aldığım gün ikisini denedim ve renkler arasında pek bir fark göremedim renk açısından. Yapı ve ışıltıları farklı,fakat ikisi de sürülüp kuruduğunda uzun uzun dikkatli dikkatli fark aramadıkça göremiyorsunuz.
Kalıcılık olarak; Essie bu maçı alır. Ağır bir iş yapmazsanız, 4 gün boyunca yerinden kıpırdamıyor. Pastel ise 2. günün sonunda uçlardan soyulmaya başlıyor. Ojesini sık sık değiştiren bir insan değilseniz kalıcılık açısından sizi tatmin etmez. Ben? Benim için en sevdiğim tondaki ojeyi tekrar uygulamak, bitmesinden korkmamak ve bitince rahatça hem de 3 liraya alabilecek olmak mutlu ettiğinden bu konuda çok takılmıyorum.
Koku; ikisinde de klasik oje kokusu mevcut, ama ojeler eskisi gibi buram buram kokmuyor; değil mi?
Yapı olarak Essie Pastele göre biraz daha kıvamlı. Pastel daha akışkan olmasına rağmen bu pigmentasyonunu etkilemiyor,2 katta tamamen örtücü oluyor.
Kuruma hızını baz alırsak, Essie daha koyu olmasına rağmen Pastele kıyasla daha hızlı kuruyor ve sabitleniyor.İkisinin arasında 4 dakikalık bir kuruma süresi farkı var.
Renk; dediğim gibi uzun uzun incelemezseniz arada müthiş bir fark görmüyorsunuz. Pastel yarım ton daha koyu,Essie'nin içindeki ufak ışıltılar daha yoğun. Bu ışıltılar ojeyi sildiğinizde parmaklarınıza bulanan sim tarzı ışıltılar değil bunu da belirteyim. İki ojede de sim bulunmuyor.
5 free; 5 free bir deyim. Ojelerin insan sağlığına tehlikeli sayılan 5 maddeyi içermediğini belirtiyor. Essie de Pastel de 5 free değil. Essie ojeler 3 free, yani bu 5 maddeden 3'ünü içermiyor. Pastel ise 4 free, yani bu 5 maddenin 4'ünü içermiyor ojeleri. Yani burada Pastel bir adım önde.
*Bu maddelerin neler olduğunu ve etkilerini altta açıklayacağım, öğrenmek isterseniz aşağı inmeyi unutmayın.
Fakat açık konuşayım; Pastel 42 numara, Essie The Lace Is On ojeyi fırsatım olduğu anda zulalamamın önüne geçemez. Bu ojeye karşı garip bir takıntım, bir sevgim var. Herkese bazen olur ya, daha iyisi ve güzelini de bulsan vazgeçemezsin. The Lace Is On benim için o kategoride.
Fakat olaya sakin yaklaşırsam, bu rengi beğenip almak istiyorsanız, Pasteli tercih edin derim. Hem bulması hem alması kolay çünkü. Canınız daha yüksek performans istiyor, şansınız da varsa The Lace Is On'u alın ve onu çok sevin.
Bir başka Essie oje dupe yazımı, ki bu seferki oldukça popüler bir renk, okumak isterseniz;
Essie - Fiji Dupe
Bir başka Essie oje dupe yazımı, ki bu seferki oldukça popüler bir renk, okumak isterseniz;
Essie - Fiji Dupe
![]() |
| Right/Sağ: Essie- The Lace Is On Left/Sol: Pastel 42 |
5 FREE
Toluene: çözdürücü olarak kullanılan ve kokusu tinere benzeyen bir likittir. Toluene maddesine teneffüs yoluyla ve cilt temasıyla maruz kalabilirsiniz ve cilt irritasyonuna neden olabilir. Maalesef, yüksek miktarda Toluene teneffüs etmenin sinir sistemine zarar vermekte, sersemliğe ve mide bulantısına sebep olduğu söyleniyor. Toluene uzun süre maruz kalınması sonucunda sakat doğumlara ve çocuklarda gelişim sorunlarına sebep olabilecek bir toksindir.
Dibutyl Phthalate (DBP): Bu madde genellikle 'plastikleştirici' olarak kullanılır; yani eklendiği maddenin daha elastik ve akışkan olmasına yarar. DBP'nin hayvan testlerinin yapıldığı çalışmalarda sakat doğumlara sebep olduğu bağlantısı bulunmuştur. Bu toksin California Önergesinde bulunan 65 şüpheli teratojen arasına eklenmiştir. Teratojenler fetal büyümeyi bozan ve sakatlığa sebep olan etkenlerdir.
Formaldehyde: çoğunlukla insan veya hayvan kadavrasını korumak ve mumyalamak için kullanılan bir kimyasaldır. Buharı irritasyona sebep olur ve astımı tetikler. Formaldehyde aynı zamanda insanlar için kanserojendir, kanserle direkt ilişiklendirilen bir faktördür.
Formaldehyde Resin: Formaldehyde'in bir çeşididir. Genel olarak kaplama ve yapıştırıcı üretimlerinde kullanılır. Formaldehyde kadar kadar tehlikeli değildir,fakat alerjen olabilir.
Camphor: yüksek dozajlarda maruz kalındığında nöbet geçirmeye ve zaman ve yer bilincinin (oryantasyon) kaybına sebep olabilen bir zehirdir. Bu kimyasal tırnaklarınızı kaplayıcı olarak hareket eder, besleyicilerden mahrum eder ve tırnaklarınızda sararmaya sebep olur.
Umarım bu yazı hoşunuza gitmiştir,
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!
Zeynep
1 Mart 2016 Salı
Look Book #11 - Flannel
Bazı erkek gömlekleri çok güzel.
Parka/Coat: Asos
Gömlek/Shirt: Perfetto
Denim: Lcw
Çizme: Steve Madden
Çanta/Bag: Liz Claiborne (vintage)
Gözler/Eyes
Maybelline Color Tattoo - On and On Bronze
Mac - Club
Mufe Aquacream Waterproof Eyeshadow-13
Avon Glimmerstick Blue Flare
Avon Precision Glimmer - Classic Fit
L'oreal False Lash Wings Mascara
Gosh Volume Mascara
Yüz/Face
Benefit Porefessional
Gosh CC Cream
Estee Lauder Doublewear Concealer
Flormar Puffy Blush - Spirited Tan
Dudak/Lips
Mac - Nude (LE)
Mac - Cranberry Lipliner
(iç orta kisma / middle part of the lips)
Etiketler:
asos,
kozmetik,
lcw,
liz claiborne,
lookbook,
makyaj,
ootd,
ootn,
perfetto,
steve madden
Hindistancevizi Yağı ile Saç Bakımı
***Sonuçları direkt görmek için fotoğraflar en altta***
Merhaba,
Bu yazı hindistancevizi yağının methini çok duyup, gerçekten de işe yarıyor mu diye soranlara gelsin çünkü bu yazıda "hindistancevizi yağının saça faydaları nelerdir, hindistancevizi yağı saç uzatır mı? " gibi soruların cevabını bulacaksınız.
Vakit kaybettirmeden başlıyorum :)
Hindistancevizi yağı, oda sıcaklığında sıvı formda bulunup belli bir derecenin altında katılaşan bir yağ. Yemeklere kullanmak için, cilt bakımı yapmak için, saçlarınıza kullanmak için en katkısız ve en faydalı ürünlerden biri. Gerçek hindistancevizi yağı kullanıyorsanız geçerli bu durum, eğer yukarıda bahsettiğim gibi katılaşmıyorsa içine mutlaka başka yağlar da katılmıştır veya fraksoniyel yöntemle elde edilmiştir, bu da tüm besleyiciliğinin gitmesi demektir, dikkatli olun.
Ben saç bakımımda nasıl kullandığımdan bahsedeceğim sizlere.
Öncelikle bir kaşıkla üründen saçımın boyutuyla orantılı bir miktarı alıyor ve bir kaseye koyuyorum. Saçımı iki kısma bölüyorum. Kaseye koyduğum yağdan mıncıklayıp, avucumun içinde eritiyor ve saçlarıma uyguluyorum. Bir fırça ile tarayıp saça eşit şekilde yayılmasını sağlıyorum. Ben saç diplerime de sürüyorum bu arada.
Saçım uzunsa arkadan dişli toka ile topuz yapıyor, kısaysa hiçbir toka kullanmadan o gün kullandığım yastığı temiz bir havluyla sarıp öyle uyuyorum. Sabah kalktığımda banyoya giriyorum. En önemli kısım olan arındırma kısmında, saçı arındıracağım derken hırpalamamak çok önemli. Kolay arındırmak için saçımı daha kuruyken şampuanlayıp ve şampuanı bu şekilde köpürtüp sonra duruluyorum. Bir kez daha şampuan uygulayıp tekrar duruladıktan sonra saçım yağdan kolayca arınmış oluyor.
İlk kullandığım günü hatırlıyorum. Saçım o zamanlar sarıydı ve işlem görmekten aşırı yıpranmış duruma gelmişti. Saç konusunda çok şımarığımdır, 10 senedir saçımı defalarca işleme maruz bıraktığım halde hiç yanmadığı için, bundan sonra da yanmaz sanıyordum. Öyle olmadı, keçe gibi oldu ve ben ufak çaplı bir şok geçirdim. Kerastase, Schwarzkopf gibi markaların profesyonel ürünleri de dahil ne denesem kar etmemişti. Ben de hindistancevizi yağının abartıldığını düşündüğümden "En kötü yemeğe kullanırım." diyerek bir adet edinmiştim. Ertesi sabah uyandığımda saçımın nasıl parladığını ve nasıl yumuşadığını gördükten sonra kendisini rutinime ekledim. Bir sürpriz de haftada bir kullandığım bu ürün sayesinde saçımın eskisine nazaran daha çabuk uzadığını görmem oldu. Evet bu ürün saç da uzatıyor. Saç çıkartıyor mu bilemiyorum, o konuda bir deneyimim olmadı.
Kısacası içinde zerre kimyasal olmayan, hiçbir hayvan testine tabii tutulmayan yani cruelty free olan bu ürünü "Yemediğim şeyi saçıma sürmem." mentalitesindeki arkadaşlara şiddetle tavsiye ediyorum. İçinde silikon bulunan ve etkisi sadece günlük olan saç bakım ürünlerini boşverip, en doğalına yönelmenizi tavsiye ediyorum :)
Bendeki yağ the LifeCo markasının hindistancevizi yağı. Ama başka markalarda da muadillerini bulabilirsiniz. Gerçi şunu söylemeliyim lifeco'nun yağı denediğim diğer markaya kıyasla daha saf geldi bana. Siz yine de deneyip, hangisinden daha çok verim aldıysanız onu kullanın derim.
The LifeCo 'nun hindistancevizi yağı Macrocenter marketlerinde satılıyor, online alışverişe elverişli bölgedeyseniz internet sitesinden sipariş edebilirsiniz. Ayrıca markanın kendi sitesinde de satılıyor diye hatırlıyorum. Onun dışında nerelerde bulunur pek bilgim yok. Organik ürünler satan bazı dükkanlarda da görmüşlüğüm var ama sürekli bir stok akışı olmadığından net bir şey söyleyemeyeceğim.
Aşağıdaki fotoğraflar bugünden geçmişe doğru gidiyor.
Sevgiler :)
Ece
Sonuçlar:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














