saçbakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saçbakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2016 Perşembe

Aussie Miracle Recharge Moisture- Saç Nemlendirici Sprey





Merhaba,
Bugün konuğumuz Aussie markasının, durulanmayan nemlendirici spreyi "Miracle Recharge Moisture".
Aussie markası 3 yıldan fazladır severek kullandığım bir marka, kendisini Londra metrosundaki reklamlarıyla keşfettim, adı ve zıplayan kangurulu logosu ve esprili dili ilgimi çekmiş ve ilk fırsatta ürünlerini incelemiştim; ürünlerinin içerisinde Avustralya'nın Macadamia Fındığı yağı özü bulunuyor ve bu markanın saç maskeleri tüm zamanların en favori saç maskelerinde ilk sırada kaldı. (yazısı gelecek)

Ben Türkiye'ye dönerken saç maskelerini stok yaparak dönmüştüm hatta ama neyse ki o da arkamda ülkemize giriş yaparak Watson's raflarında yerini aldı. Geçtiğimiz Kadınlar Günü İndiriminde de daha önce denemediğim bu saçın nemini kazandıran spreyi %50 indirimle 2'şer adet aldım. Marka'ya sevgim ve inancım konusunda çok şey anlatıyor sanırım bu.
Ürün kendisini tatlış bir şekilde tanıtmış;



Saç tipimi kısaca özetlemek gerekirse; dipleri yağlı gövdeden uçlara doğru kuru. Yıkandıktan sonra saç diplerim yağlanırken saç uçlarım git gide kuruyor; bu yüzden de saç yıkamalarım arasında geçen sürede nem takviyesine mutlaka ihtiyacım oluyor. Saçlarımı geçtiğimiz dönemde platine kadar açtırdığım için bu konuda özellikle hassas davranıyorum son zamanlarda; saçlarım çok zarar görmemişken bakım veya nemi eksik edersem ısı, şekillendir taramayla ve kirli havayla yıpranmasını kolaylaştıracağımın farkındayım.

Ürün durulanmayan bir nemlendirici; çalkalayıp ıslak veya kuru saçınıza sıkıyorsunuz. Durulanmayan, ıslak/kuru saça uygulanan nemlendiricilerde en nefret ettiğim nitelik; özellikle kuru saça sıkıldığında saçı ağırlaştırması, söndürmesi ve hatta yağlandırması, üzerini bir tabaka gibi kaplaması ve saçın doğal dokusunu bozması, bazen de sertleştirmesi. O yüzden çok mesafeli yaklaştığım bir ürün tipini neden yedekli aldım sorusuna sanırım Aussie'yi sevdiğimden diyebilirim. (bir de indirim tabii ^.^)





İyi ki de yedekli almışım; çünkü bu hayatımda kullandığım en güzel saç nemlendirici sprey. Ben hiç ıslak saça uygulamadım; ki bu tipte ürünleri en fazla ıslak saça kullanırım. Genelde saçlarımı yıkadıktan sonra Urban Care Shake'n Repair nemlendirme köpüğünü sıkıp nemini iyice almasını bekledikten sonra orta derece sıcaklıkla saçlarımı kurutuyorum; köpükten ötürü saçlarım pek karışmamış olduğundan, özellikle ertesi günü 'out of bed', tarzı yataktan fırladım ama saçlarım çok havalı tarzı, kabarık ama elektriksiz bir model istiyorsam, saçlarımı taramadan dolayarak topuz yapıp yatıyorum ki 3 tel saçım hacmini kaybetmesin ve istediğim modeli elde edebileyim.

Böyle zamanlarda saçımın uyuzluğu üzerinde olunca çene hizamdan itibaren elektriklenip şemsiye gibi açılıp çitir çitir bi görünüme sahip olabiliyor; bu durumda saçımın imdadına yetişen ürün Aussie Miracle Recharge oldu. 

Yapısı, şeffaf, su gibi. Şişeyi çalkaladıktan sonra saçımın elektiriklenmiş yerlerinebir kol mesafeden 5-6 fıs (saçım oldukça uzun) saçımı parmaklarımla mıncırarak ürünü iyice nüfuz ettiriyorum. Elektriksiz fakat hacmini, dolgunluğunu kaybetmemiş, yapısında değişiklik olmayan, sertleşmemiş,  fakat nemlenmiş sakinleşmiş saçlara sahip oluyorum.





Saçımı düzleştirdiğim günlerin ertesinde saçım uyurken çözülmüşse (biraz deli uyuyorum) saçım uyandığımda karışmış ve pürüzsüz dokusunu kaybetmiş olabiliyor. Bu durumda da bu ürün yine aynı şekilde işe yarıyor, saçlarıma aynı methodla uyguluyorum, hafifçe tarıyorum ve düzlüğünü kaybetmeden sakin, nemini kazanmış saçlara sahip oluyorum. 

Yine şekil vermekle ilgili bir sıkıntı yaşamasamda saçımı yıkamamın üzerinden 36 saat geçince saçımda kuruluk ve donuk görüntü meydana geliyor ben de yine bu ürünü sıkarak o görüntüden kurtuluyorum. Bu etki ise birkaç saatlik bir etki değil, ertesi gün de süren bir etki; gerçi sonrasında yağlı saç diplerimden ötürü saçımı yıkıyorum.

out of bed hair :)




Koku olarak diğer kullandığım Aussie saç ürünleriyle aynı kokuda, Üzüm. Ben kokunun ne olduğunu anlamamıştım ama çok sevdim. Belki bana çok mutlu oluğum günleri hatırlattığından da olabilir. Eğer kokusunu severseniz güzel haber; olukça kalıcı ve bence temiz, fresh bir koku.

Her gün elimde bu spreyle dolaşıyor gibi göründü ama aslında öyle değil, tabii ki; saçımı onaracak türde bir ürün olmadığından kendimi de saçımı da çok alıştırmak istemiyorum. Nitekim içeriği çok açıcı değil, ikinci sırada alkol denat olması nemlendirici bir sprey olmasından ötürü biraz ironik olan bir durum. Fakat sanıyorum ki içinde bir çok yağ ve pantenol olmasından ötürü saçları ağırlaştırmadan nemlendirmenin çözümünü alkol denat'ı dayararak çözmüşler.






Kullandığım dönem içinde saçıma ters bir etkisi olmadı, içindeki alkolden ötürü daha kurumaya meyilli, bu ürüne elimin daha sık gitmesine sebep olan bir ortam yaratmadı. Fakat ne olursa olsun, tek bir ürüne bağlı kalarak saçımı alıştırmak ve bağımlı yapmamak namına kendi titizlenmemden kullanım oranımı dizginliyorum.

Önerir miyim? Kesinlikle evet. İçeriği çok içime sinmiş olmasa da kullandığım vadede saçıma kötü bir etkisi olmadı ki saçım başına gelecek en ufak bir kötülükte büyük bir reaksiyon vermeye hakkı olacak işlemlerden geçti. Verdiği nemi, saçımı ağırlaştırmamasını, nemsizlikten oluşan donuk görüntüyü de ortadan kaldırmasını, kokusunu sevdim. Özellikle indirim döneminde denenebilecek bir ürün. 


250ML ve normal satış fiyatı 24 lira civarı olması lazım,
Ben indirimde 10 liraya almıştım.
Aussie ürünlerini Watsonslarda bulabilirsiniz.


Kendinize güzel bakıyorsunuz!
Zeynep

1 Mart 2016 Salı

Hindistancevizi Yağı ile Saç Bakımı

***Sonuçları direkt görmek için fotoğraflar en altta***




Merhaba,
Bu yazı hindistancevizi yağının methini çok duyup, gerçekten de işe yarıyor mu diye soranlara gelsin çünkü bu yazıda "hindistancevizi yağının saça faydaları nelerdir, hindistancevizi yağı saç uzatır mı? " gibi soruların cevabını bulacaksınız.

Vakit kaybettirmeden başlıyorum :)

Hindistancevizi yağı, oda sıcaklığında sıvı formda bulunup belli bir derecenin altında katılaşan bir yağ. Yemeklere kullanmak için, cilt bakımı yapmak için, saçlarınıza kullanmak için en katkısız ve en faydalı ürünlerden biri. Gerçek hindistancevizi yağı kullanıyorsanız geçerli bu durum, eğer yukarıda bahsettiğim gibi katılaşmıyorsa içine mutlaka başka yağlar da katılmıştır veya fraksoniyel yöntemle elde edilmiştir, bu da tüm besleyiciliğinin gitmesi demektir, dikkatli olun.

Ben saç bakımımda nasıl kullandığımdan bahsedeceğim sizlere.

Öncelikle bir kaşıkla üründen saçımın boyutuyla orantılı bir miktarı alıyor ve bir kaseye koyuyorum. Saçımı iki kısma bölüyorum. Kaseye koyduğum yağdan mıncıklayıp, avucumun içinde eritiyor ve saçlarıma uyguluyorum. Bir fırça ile tarayıp saça eşit şekilde yayılmasını sağlıyorum. Ben saç diplerime de sürüyorum bu arada.
Saçım uzunsa arkadan dişli toka ile topuz yapıyor, kısaysa hiçbir toka kullanmadan o gün kullandığım yastığı temiz bir havluyla sarıp öyle uyuyorum. Sabah kalktığımda banyoya giriyorum. En önemli kısım olan arındırma kısmında, saçı arındıracağım derken hırpalamamak çok önemli. Kolay arındırmak için saçımı daha kuruyken şampuanlayıp ve şampuanı bu şekilde köpürtüp sonra duruluyorum. Bir kez daha şampuan uygulayıp tekrar duruladıktan sonra saçım  yağdan kolayca arınmış oluyor.

İlk kullandığım günü hatırlıyorum. Saçım o zamanlar sarıydı ve işlem görmekten aşırı yıpranmış duruma gelmişti. Saç konusunda çok şımarığımdır, 10 senedir saçımı defalarca işleme maruz bıraktığım halde hiç yanmadığı için, bundan sonra da yanmaz sanıyordum. Öyle olmadı, keçe gibi oldu ve ben ufak çaplı bir şok geçirdim. Kerastase, Schwarzkopf gibi markaların profesyonel ürünleri de dahil ne denesem kar etmemişti. Ben de hindistancevizi yağının abartıldığını düşündüğümden "En kötü yemeğe kullanırım." diyerek bir adet edinmiştim. Ertesi sabah uyandığımda saçımın nasıl parladığını ve nasıl yumuşadığını gördükten sonra kendisini rutinime ekledim. Bir sürpriz de haftada bir kullandığım bu ürün sayesinde saçımın eskisine nazaran daha çabuk uzadığını görmem oldu. Evet bu ürün saç da uzatıyor. Saç çıkartıyor mu bilemiyorum, o konuda bir deneyimim olmadı.

Kısacası içinde zerre kimyasal olmayan, hiçbir hayvan testine tabii tutulmayan yani cruelty free olan bu ürünü "Yemediğim şeyi saçıma sürmem." mentalitesindeki arkadaşlara şiddetle tavsiye ediyorum. İçinde silikon bulunan ve etkisi sadece günlük olan saç bakım ürünlerini boşverip, en doğalına yönelmenizi tavsiye ediyorum :)


Bendeki yağ the LifeCo markasının hindistancevizi yağı. Ama başka markalarda da muadillerini bulabilirsiniz. Gerçi şunu söylemeliyim lifeco'nun yağı denediğim diğer markaya kıyasla daha saf geldi bana. Siz yine de deneyip, hangisinden daha çok verim aldıysanız onu kullanın derim.

The LifeCo 'nun hindistancevizi yağı Macrocenter marketlerinde satılıyor, online alışverişe elverişli bölgedeyseniz internet sitesinden sipariş edebilirsiniz. Ayrıca markanın kendi sitesinde de satılıyor diye hatırlıyorum. Onun dışında nerelerde bulunur pek bilgim yok. Organik ürünler satan bazı dükkanlarda da görmüşlüğüm var ama sürekli bir stok akışı olmadığından net bir şey söyleyemeyeceğim.

Aşağıdaki fotoğraflar bugünden geçmişe doğru gidiyor.

Sevgiler :)

Ece



Sonuçlar:






28 Şubat 2016 Pazar

Davines Nourishing Hair Building Pak - Yıpranmış Kuru Saç Maskesi





Bugün işlem görmüş,yıpranmış ve kurumuş saçlara uygun bir saç maskesinden bahsedeceğim.
Uzun zamandır kullanarak ve saçımın üzerindeki etkilerini gözlemledikten sonra içime sinerek paylaşmaya hazırım.
Davines, kendi AR-GE laboratuvarına sahip, 72 ülkede bulunan, hayvan testlerine karşı olan ve buna karı mücadele eden bir platformda gönüllü olarak bulunan, ürün ambalajlarını geri dönüşüme uygun materyallerden seçen, paraben, sls, suni renklendirici ve esanslar kullanmayan, doğa ve hayvan dostu İtalyan menşeili bir marka.

Bahsedeceğim ürünün vaatleri, kendi sitesinden alıntılıyorum;

"Saça yumuşaklık ve parlaklık verirken, saçı yeniden yapılandırır ve kuvvetlendirir.Üzüm, omega-9, keratin, mandalina, küçük tahıllar ve ylang ylang esansiyel yağlarından elde edilen fitosetiküller sayesinde saçın yeniden yapılanmasını ve kimyasal işlemlere karşı güçlenmesini sağlar. "

İçeriğindeki üzüm ekstresi güneşe karşı korum sağlarken omega-9 saçları kuvvetlendiriyor, ylang-ylang hızlı uzamasını sağlıyor, keratin saçın yapısının bozulmasına karşı saç pullarının açılmasını engelleyerek savaşıyor.





Saç yapımdan bahsedeyim önce; saç tellerim çok ince,çabuk kırılan ve koparak dökülen saçlarım var. Geçtiğimiz 1 yıldır kan değerlerimin fecaat derecede düşük olması saçlarımı oldukça etkiledi,çok fazla dökülme ve saçtellerimin güçsüzleşmesiyle karşı karşıya kaldım.

Ürünü kullanmadan evvel saçlarıma ombre, ensemdeki saçları da tamamen platin yaptırdım, çok meşhur olaplex kullanmadan işlem gören saçlarımın uçları uzun zamandır kesilmemekten ve kan değerlerimin düşüklüğünden zaten zayıflamıştı ve dolayısıyla yıprandı.. Saç uçlarım sertleşmiş ve daha kolay dolanır hale gelmişti Saçımı 1 cm'den fazla kestirmeme takıntımdan ötürü de hasarlı uçlar kaldı, sadece kırıklar alındı.saçlarımın işlem görmesinin hemen sonrasında bu ürünü kullanmaya başladım ve etkilerini gözlemlemeye başladım.




Bu ürün söylediğinin aksine saçları saçıma yumuşaklık vermedi, fakat benim bu üründen arzuladığım şey de beklentim de bu değildi. Kuaförüm bu ürün saçlarını yumuşatmak için değil daha güçlü ve sağlam olması için var demişti. 

Beklentim daha sağlam ve daha güçlü saçlardı. Beklentimi de karşıladı.

Ürünü kullanmaya başlayalı 5 ay oldu, genel olarak haftada 1 banyodayken suyu iyice alınmış saçımın gövdesinden ucuna kadar uygulayıp, parmaklarımla taradım, 10 dakika kadar bekletip duruladım. 

Ürünün yapısı oldukça yoğun,saçlarım belimi geçiyordu, ve hayatımda ilk kez bir ürünü ceviz büyüklüğünde alarak uyguladığımda tüm saçıma yeterli geldi. 
Banyo sonrası saçlarım bulut gibi yumuşacık olmuyor,ama tersi br durumda yaratmıyor. Saçlarımı asla ağırlaştırıp söndürmedi, daha tok görünmesini sağladı fakat elektriklenmeye yol açmadı. Ben bunun bir saç maskesi için imkansız olduğunu düşünürdüm. Saçımın suyunu aldıktan, kuruttuktan sonra daha dinç saçlara sahip olduğumu gözlemledim 1 ay içinde. saç uçlarım koparak dökülmeyi bıraktı.saç uçlarım eskisi gibi cılız değil daha tok duruyordu; ki incelmiş saçlarım için bunu tercih ediyorum. 5 aylık dönemde saçımı 1 kez kestirdim,son kestirmemin üzerinden 3 ay geçtiğinde incelediğim ve fark ettiğim şey saçlarımda artık çok daha az kırık olduğuydu.
Kısacası kuaförümün söylediği şeyi yaptı tam olarak, saçımı yapılandırdı ve onardı.



Hoşunuza gitmeyecek tek şey kokusu olabilir. Market şampuanları gibi parfümlü bir kokusu yok, fakat benim zevkime göre kötü de değil. Bitkisel kokulu bir ürün,sanki dağlardan toplanmış yeşilliklerden elde edilmiş bir ürünmüş gibi ve ben bu tür kokuları sevdiğimden hoşuma gidiyor. Saçta hoş olmayan bir koku kalmıyor asla.

Saçlarınız, gür, kalın telli, boya, açma gibi işlemlere maruz kalmamış, sık ısıl işlem görmemişse, saçlarınızın daha yumuşak olması önceliğinizse bu ürün sizin için değil, ihtiyacınız yok.

Saçlarınız, kuru yıpranmış, güçsüz,sönük, donuk,işlem görmüşse, kesinlikle önereceğim bir ürün. Saçınızı kısa süreli bir kamuflaj ile daha iyi göstermiş değil; beslemiş, onarmış yapısını güçlendirmiş olarak gerçekten iyileşmesine ve iyi görünmesine yol açıyorsunuz. En önemlisi bunu rahatça gözlemleyebiliyorsunuz. Yoğun yapısı ve ufak bir miktarının bile yetmesi ürünü oldukça bereketli kılıyor ve fiyatını bertaraf ediyor. Ben kafamda kalan saçları en iyi şekilde saklamak istediğim için bittiğinde ihmal etmeden alacağım,benimle benzersaç tipi ve kondisyonunda olanlara gözüm kapalı tavsiye edeceğim bir ürün oldu.
Davines ürünlerini online olarak veya seçili kuaförlerde bulabilirsiniz.

Umarım bu incelememi beğenmişsinizdir,
Aklınıza takılan her şeyi sorabilirsiniz,
Bir sonraki yazıda  görüşmek üzere
Zeynep





16 Ağustos 2015 Pazar

Helenistik Saç Örgüsü - Aşırı kolay uygulamalı saç örneği





Merhaba,
Bugün size ne kadar başarısız uygulanırsa uygulansın yine de çok beğenilen bir saç modelinden bahsedeceğim. El becerilerim çok iyi değildir, bu nedenle izlediğim videolardaki hiçbir örnekle birebir tutturamadım ama buna rağmen kuaförde yaptırıp yaptırmadığımı soranlar bile olunca hemen sizinle paylaşmak istedim.

Modeli uygulamak aşırı kolay. Yapacağınız tek şey saçlarınızı iki yana ayırmak, iki tarafı da ayrı ayrı örüp (bu noktada ben düz örgü yaptım ama hollanda örgüsüyle yapanlar da var, daha şık duruyor) kıvırıp yukarıdan tel tokayla sabitlemek. Saçlarınız tel tel görünüyorsa, örme işleminden önce saçınıza mat wax sürüp, ondan sonra da örebilirsiniz. Daha derli toplu duracaktır.

Hem gündüz, hem gece, her ortama uyan bir uygulama. Kırmızı rujla da, nude rujla da, hatta rujsuz bile uğraşılmış bir görüntü elde ediyorsunuz yani çok şık :) Bu 5 dakikanızı bile almayacak saç modeli yaz akşamlarında hayat kurtarıcınız olacak.


Sevgiler,

Ece


12 Ağustos 2015 Çarşamba

Saçlarımı nasıl uzattım? Dax Supergro ile saç uzatmak

Merhaba,

Bugün sizlere saç uzatmak isteyen herkesin "holy grail" olarak adlandırdığı bir üründen bahsedeceğim. Saçlarım uzamıyor, saçlarımı kestirdim çok pişmanım, saçım en hızlı nasıl uzar gibi soru/şikayetlerinize tek bir ürünle cevap vereceğim: Dax Supergro Hair&Scalp Conditioner


Öncelikle ben bu ürünle çok rastlantısal bir şekilde karşılaştım. İnternette dolaşırken iki kişinin arasında geçen konuşmada bu ürünün methini duyup bloglarda arattığımda olumsuz tek bir yorumla bile karşılaşmayınca hemen denemeye karar verdim.

Ürün biraz yoğun yapılı bir vazelin kıvamında, elle ısıtılınca eriyor. Çok güzel kokuyor :) Saçlarımın diplerinden başlayarak uca kadar sürüyor, saçımı tepeden topuz yaparak topluyor, bir gece öyle bekletiyorum. Yastığınıza bulaşmaması için yastığınıza bir havlu sarabilirsiniz ben öyle yapıyorum.
Bloglarda en çok şikayet edilen mevzu arındırma mevzusu olmuş, ben bu sorunu yine bir blogtan öğrendiğim bir yöntemle çözdüm. Saçınızı durulamadan, duş kabinine girmeden önce şampuan uygulayıp köpürtüyorsunuz. Sonra duruluyorsunuz. Bir kez daha bu sefer ıslak saçlarınıza şampuan uygulayıp duruladığınızda tamamen arınmış oluyor.


Gelelim benim yorumlarıma.

Öncelikle duştan çıkıp saçlarımı kuruttuğumda, 1 gece saçımda kalmasıyla bile saçımı uzattığını gördüm (saçlarım sarı, o yüzden ne kadar uzadığını direkt görebiliyorum) ve o görüntüden sonra şu an bu ürünle 7. ayımdayım. Ocak gibi başlamıştım kullanmaya ancak Nisan'a doğru saçlarımı kestirdim. O yüzden en garanti yorumum Nisan-Ağustos arası olacak. Saçlarım omzumdan biraz aşağıdaydı Nisan ayında, şu an belime yaklaşıyor. Aşağıdaki görselde de görebilirsiniz.




Saçlarım yıpranmış durumda olmasaydı, koparak dökülmeseydi, şu an bu sonuçtan çok daha uzun bir saça sahip olacaktım buna eminim. Ancak saçım kolayca kopuyor bu nedenle şu anki sonuca bile şükrediyorum :) Fiyatı 35tl ve Watsons mağazalarında satılıyor. Kendisine internetten de ulaşabilirsiniz.

Kısacası çok severek kullandığım ve kullanmaya devam edeceğim bir ürün. Saç uzatmak isteyenler ve en kısa sürede saç uzatmak isteyenlere bu ürünü tavsiye ediyorum.


Sevgiler,

Ece

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Priorin Intense


Merhaba!

Bugün biraz daha farklı bir konuyu ele alacağım; saç dökülmesi. Sanırım birçok kadının muzdarip olduğu bir konu bu. Saç dökülmesinin farklı farklı bir sürü sebebi var, hormonal sebeplerden tutun da vücuttaki değerlerin düşüklüğüne, veya stres ve depresyon kaynaklı olmasına kadar. 

Benim geçen seneden beri yaşadığım vücut değerlerimdeki düşüklük kendisini saç dökülmesiyle dışa vurdu. Üzücü ve endişe verici derecede olan saç dökülmesi karşısında biraz çaresiz hissettim. Çünkü değerlerimi düzenlemek için aldığım ilaçların (b12, b1 gibi vitaminlerin olduğu tabletler) değerlerimi yükseltmeye katkısı vardı fakat saç dökülmesi problemini hafifletmiyorlardı. 

Biotin içerikli ilaçlar alıp saçımı güçlendirmeye çalışırken tüm kıl köklerimi güçlendirmek de istemedim; kıl problemim olmadığı için başıma ekstra iş açmak pek de arzu ettiğim bir şey değildi. Ne yapsam diye düşünürken, tv reklamlarında Priorin Intense reklamlarını görüp biraz araştırmaya giriştim. Kullanıcıların memnuniyet yüzdesi ve içeriğinin az ve öz olması bir şans vermeme sebep oldu. 

Paket 120 adet kapsül içeriyor ve kullanıma göre 3 veya 4 aylık bir kullanım süresi var. Fiyatı ben aldığımda 120TL idi ve yanında şampuanı da hediyeydi. 

İlacın içeriği şu şekilde;


- Sarı Darı Ekstresi (140mg)
- Buğday Tohumu Yağı (271mg)
- Sistin (2mg)

- Kalsiyum Pantotenat (B5 vitamini 10mg)

Bu kadar az içeriğe sahip olup da bu kadar etkili bir ilaç olması ilaca olan hayranlığımı yaratan unsurlardan biri. Saç dökülmem öyle bir haldeydi ki; 10 bin çeşit maddeyi karıştırarak durdurulabilir gibi geliyordu bana. Oysa ki bu ilacı kullanmaya başlamamın ikinci haftasında saç dökülmem yarı yarıya azalmıştı. 

İkinci ayın ortalarında bu oran %70 civarına çıktı; artık saçımı taradığımda tarak ağzına kadar saçla dolmuyor, elimi saçıma attığımda abartısız  tek seferde10-15 tel parmaklarımda kalmıyordu. 



Ne Kadar Süre Kullandım? Ne Kadar Dozda Aldım?

Ben yoğun saç dökülmesi yaşayanlara tavsiye edildiği üzere Sabah 2 - Akşam 2 olmak üzere günde 4 kapsül aldım ve çikolata aromalı 120 kapsül 3 ay içerisinde bitti. Bu arada saç dökülmem de bitti.

1 hafta ara verip 2. Küre başladım, çünkü belli bir eksiklik içerisindeki vücudum tek kürle saç dökülmesi problemini atlatamayacaktı bariz şekilde. 2. kürde dozajı azaltıp günde 3 kapsül aldım ve 2. kür ile beraber cildimde ve tırnaklarımdaki olumlu değişimi de gözlemledim. Cildim daha az donuk, daha az kuruydu; tırnaklarımsa daha az kırılıyordu. 

İkinci kür sonunda ara verdim; hem kürler arası bir dinlenme süresi tanıyarak vücudu ilaca alıştırmak ve etkisini kaybetmesine sebep olmamak hem de saç dökülmemin seyrinde nasıl bir değişiklik olacak, ilacı bıraktıktan hemen sonra eskisi gibi dökülmeye devam edecek mi deneyimlemek istedim. 

3. Küre başlamadım. 2. Kürü bitireli ise yaklaşık 6 ay oldu, saç dökülmemde ise tekrar bir artış yaşamadım; normalde bir insanın dökeceği kadar saç döküyorum,  Bir sürü bebek saçım var dökülenler yerine geliyor, bu da beni mutlu ediyor ve sırf onlar rahat rahat uzasın diye saç boyatmaya bile korkuyorum. :)


Yan Etkiler? Olumsuz Yanları?

Hiçbir şey! Kesinlikle bir yan etki yaşamadım. Midesi oldukça hassas olan biri olarak bile mideme dokunmadı. Diğer kıl köklerimi güçlendirmedi, olmayan yerlerden kıl tüy çıkarmadı. İşi neyse onu yaptı; saçımı, tırnağımı, cildimi besledi.

Beni etkilemese bile belirtmem gereken tek husus kapsüllerin boyutları olabilir. Eğer hap yutmakta zorlanıyorsanız bu ilaçların boyutları korkutucu gelebilir. Kapsül olduğu için kırarak küçültemezsiniz de. Fakat yine kapsül olduğu için dil veya boğazda sürtünme olmuyor ve rahatça yutuluyor; amma ve lakin bunu hap içmekte sıkıntı yaşamayan bir insan olarak söylüyorum.




 


Saç dökülmesi ve dökülen saçı tekrar geri getirmek biraz zaman alan, sabır gerektiren bir eylem. Kesinlikle bir dermatolog ve dahiliye uzmanına danışıp gerekli tüm testleri yaptırın, mesela sorununuz sadece saç dökülmesi değil demir eksikliği, tiroit eksikliği gibi tedavi edilmesi gereken rahatsızlıklar olabilir.

Erkek Tipi Saç Dökülmesi ve Priorin?

Erkekseniz ve saç dökülmesi yaşıyorsanız, bu saç dökülmesi erkek tipi saç dökülmesiyse bu ilaç ne kadar yardımcı olabilir emin değilim, yine gerekli testleri yaptırıp sorunun kaynağını öğrenin, yaşadığınız saç dökülmesi belki de testosteron yüksekliğinden değil b1-b12-b5 eksikliğindendir belki de? O zaman Priorin yardımcı olabilir sanırım. Bu konuda bir uzmanlığım yok tabii, sadece düşüncemi belirtiyorum.

Şu an elimde 60 kapsüllük bir paket var ve yakında 3. Kür'e başlamayı planlıyorum, saç dökülmesinden ötürü değil bu sefer tırnaklarımın oldukça güçsüzleşmesinden, sürekli kırılması ve katman katman soyulmasından ötürü. Cildime ve saçımı güçlendirecek olması da lüks olacak. 


Kısacası, Doktorunuza danışıp gerekli tahlilleri yaptırdıktan sonra takviye olarak kullanmak isterseniz benim kendi deneyimlerimle tavsiye edeceğim bir ilaç bu.  işinize yarar ve saç dökülme sıkıntınız sona erer.
Umarım bu yazımı yararlı ve aydınlatıcı bulmuşsunuzdur,

Sevgiler,
Zeynep

2 Ağustos 2015 Pazar

Manic Panic Cotton Candy Pink ve Manic Panic Virgin Snow yarı kalıcı vegan saç boyası (Detaylı inceleme yazısı)

Manic Panic Virgin Snow ve Manic Panic Cotton Candy Pink ile saç boyama deneyimim part I


Manic Panic boyalarını çok seviyorum. Renk skalaları, boyalarının kalitesi, saçı yıpratmaması ve kolay akması daha doğrusu kontrollü akması kendilerini sevme nedenlerimden sadece birkaçı. Ama asıl sevme nedenim, saçımda istediğim tonu tutturmayı başaramasam bile çıkan sonuç beni yine her türlü memnun ediyor. Bu boyaları kullanırken kötü bir sonuç almanız olanaksız. Aktığı zaman bıraktığı renk bile şık ve ilginç oluyor.

Kırmızı renk maceramdan sonra -ki kendilerinde bulunan kırmızı tonlarının hepsini denemiş, hepsinden eşit derecede memnun kalmıştım- uzun bir süre saçlarımı boyamadım. Şimdi hazır saç rengim yine sarıyken ve iş güç derdi yokken bir çılgınlık yapıp pembe ombre denemek istedim.

Virgin Snow boyalarını çok merak ediyordum. Açıklamalarında saç renginin beyaza yakın olması gerektiğini yazdığı için hiç cesaret edememiştim, benim saçım çok açık renk olsa da yine de beyaza yakın değil ve kalın telli. Ama denemekten zarar gelmez diyip sepete ekledim. Cotton Candy Pink boyalarını da ekleyip siparişimi verdim. Hızlı bir kargolama sürecinden sonra paketim 1.5 gün sonra elime ulaştı.

Önce saçıma komple Manic Panic Virgin Snow uyguladım ve 4 saat saçımda beklettim. Sonra ılık suyla, şampuansız olarak duruladım. Benim diplerim, saçımın diğer kısımlarına göre fazla turuncu bu nedenle o kısımlarda gözle görülür bir etki yok ama yine de turunculukları daha yumuşattı kesinlikle. Saçımın en ince kısımlarında ise rengini gösterdi, beklediğimden daha iyi tuttu. Belki saçımda daha uzun süre bekletsem daha iyi bir sonuç alabilirdim. Ama kendilerinin de söylediği gibi beyaza dönük saçlarda tam rengini veren bir ürün, dolayısıyla almaya karar verdiğinizde bunu da göz önünde bulundurmanızı öneririm :)

Konuya dönecek olursak, saçlarımı duruladıktan sonra iyice kuruttum, ıslak bir yer kalmadığına emin olduktan sonra bir kutunun çeyreği kadar Cotton Candy Pink ile onun iki katı bir miktar saç maskemi karıştırıp rengi pastelleştirdim ve açtım. İlk boyamada çok keskin bir ton istemiyordum, eğer çıkan sonuçtan memnun kalırsam daha yoğun uygulamayı düşünüyordum, bu nedenle elimi biraz korkak alıştırdım.

Saçımı iki yandan ayırdım, iki tarafı da çene hizamdan tokayla ayrı ayrı topladım. Tokanın altında kalan kısımlara boyayı sürdüm, iyice yemesi için bol bol taradım ve elimle sıktım. Sonra iki tarafı da streç filmle kapatıp dişli bir tokayla arkadan tutturdum. Bir gece saçımda bekledi, ertesi sabah sadece soğuk suyla duruladım. Çıkan sonuçtan o kadar memnun kaldım ki kutunun geri kalanını direkt uygulamayı düşünüyorum :) Saç tellerim kalın ve sık sık olduğu için çok yedirememişim mesela, o nedenle bazı yerler diğer yerlere kıyasla daha az boyalı görünüyor. Siz kullanırken elinizi korkak alıştırmayın, nasıl olsa çıkan sonuç da aktığında çıkacak sonuç da eşit derecede tatmin edici.

Fotoğrafta gördüğünüz gibi benim saçım fazlasıyla yıpranmış durumda, ama buna rağmen Manic Panic saçımı yıpratmadı, zarar vermedi.


Manic Panic Cotton Candy Doğal Saç Boyası deneyimim part II



Bu kısımda da kutunun geri kalanını nasıl uyguladığımı anlatacağım. Yine yukarıda anlattığım gibi saçımı iki yandan topladım, ancak bu sefer boyaya hiçbir şekilde krem ya da maske karıştırmadım. Ben boyayı uygularken eldiven kullanmıyorum, gerek duymuyorum. Eldivenle saçımın her teline ulaşamıyorum. Saçlarıma boyayı uygulayıp iyice yedirdikten sonra yine streç filmle sarıp bir gece beklettim. Sabah, şampuan kullanmadan sadece soğuk suyla duruladım. Ve sonuç!

Gölge çekimi
Güneşte Çekim
                                                                                   
Kapalı Mekan Çekimi





Fotoğraflardan anladığınız gibi renk o kadar canlı ki farklı telefonların farklı kameralarında farklı renk çıkıyor. Hatta farklı gün ışıklarında bile farklı çıkıyor :)
Kamera rengi tam algılayamıyor. Ben de zihninizde ortalama bir görüntü oluşturmak için son fotoğrafta iki farklı kameradan çekilmiş aynı fotoğrafı yan yana koydum. Soldaki HTC ile çekildi, sağdaki IPhone ile.







Siz de saçınızı yıpratmadan, yapısına zarar vermeden, çabuk akacak bir renge boyatmak istiyorsanız Manic Panic boyaları sizin için ideal. Çabuk akacak kısmı için bir eklemem olacak. Yazının başında kontrollü boyamadan bahsetmiştim. Bu boyanın kalıcılığını arttırmak sizin elinizde. İsterseniz çabuk akar, istemezseniz 1-1.5 ay saçınızda durur boya. Benim püf noktam, saçlarımı kırmızı yaptığımda, kutunun içinde kalan boyayla saç kremimi karıştırıp her duş aldığımda o kremi saçıma uygulamamdı. Saçlarıma 2 kutu boya alıyor ve 1.5 kutusunu kullanıyordum. Kalan yarım kutuya da saç kremimi döküyor ve karıştırıyordum. Asla sıcak su kullanmadım hep ılık suyla yıkadım. Şampuanımı da doğal şampuanlardan değil, Schwarzkopf Gliss gibi şampuanlardan seçtim. Doğal içerikli şampuanlar boyanın akma sürecini hızlandırıyor.


Sevgiler,

Ece


27 Temmuz 2015 Pazartesi

Milk Shake vs. Urban Care Saç Bakım Köpüğü karşılaştırması







Merhaba,
Bugün size mis gibi kokan yumuşacık iki üründen bahsedeceğim

Milk Shake Conditioning Whipped Cream
Urban Care Shake&Repair Keratin Complex

Önce gramaj karşılaştırması yapacak olursam Milk Shake 100ml 25tl civarında, Urban Care 150ml 22tl civarında. Yani aslına bakılırsa öyle aman aman bir fiyat farkı yok. Ama asıl fark kullanım alanlarında görülüyor.

Milk Shake'i duştan sonra nemi alınmış saça uygulayıp saçı kurutuyorsunuz, Urban Care duştan önce ve sonra hatta boya öncesi bile uygulanabiliyor. O yüzden ben yoluma Urban Care ile devam etme kararı aldım zira saçımı çok sık boyayan biriyim.


Milk Shake yumuşak ve parlak saçlar edinmenizi sağlıyor, Urban Care de yumuşatıyor ancak parlaklık konusunda Milk Shake kadar iyi olduğunu söyleyemem.

Milk Shake'in pompa kısmı daha kullanışlı, daha efektif. Urban Care daha zor sıkılıyor(kıyasla) ve bazen iki kere sıkmak zorunda kalabiliyorsunuz.

Milk Shake 2 gün sonra etkisini yitirirken, Urban Care daha uzun süreli yumuşaklık sağlıyor. Yani ikisinin de kendi açısından başarılı/başarısız olduğu kısımlar var.

Ama dediğim gibi, boya öncesi uygulama imkanımın olması benim için önemli bir faktör olduğundan ben yoluma Urban Care Shake&Repair Keratin Complex ile devam etmeyi düşünüyorum. Yine de aralarda fön çekmeden önce Milk Shake'in şekillendirici ve parlaklık verici etkisinden de faydalanacağım tabii ki :)

Sevgiler,

Ece

24 Temmuz 2015 Cuma

Garnier Extra Açık Gümüş Sarı 111 ile evde dip boya yapmak



Kuaförlerden yıldım. 3 haneli rakamlar verip de saçımın hala turuncu açılması ve yıpranması beni deli ettiği için iş başa düştü ve saçımla ilgili tüm işlerimi evde kendim halletmeye karar verdim. Saçım da inatçı kabul ediyorum, ama bir fark yaratmayacaksa neden o koltukta kafamda boyayla can çekişeyim, cüzdanı kuaförde bırakayım? Önce bu iş için Davines saç boyalarına başvurdum. Saçımı gerçekten nazikçe açtı, ekstra bir yıpranmaya sebep olmadı. Ama kalın telli ve gür saçlarım olduğundan yine kuaförle aynı hesaba geliyordu bu nedenle çok övülen Garnier boyalarına bir şans vermek istedim. Öncelikle saçımın hali hazırda çok işlem görmüş ve yıpranmış olduğunu söylemem gerekiyor. Yani az sonra yazacağım kıyaslamalar doğal saçlardaki sonuçlarla farklı olabilir.




Garnier'nin bu boyasıyla Davines boyaları arasında, yıpranmış saçlarımda pek bir fark gözlemlemedim. Garnier de aynı şekilde aşırı yıpratmadan açtı, sonucu yine aynı oldu. Bu nedenle yoluma Garnier ile devam ediyorum zira bu boyanın tek kutusu 5tl, saçıma iki kutu yetiyor. Diplere ulaşma şansım yok, saç tellerim çok sık olduğundan mutlaka saçlarımın gövdesine de bulaşıyor boya. Bu nedenle komple uyguluyorum. Uygulamadan önce ya hindistancevizi yağı ya da yeni keşfettiğim Urban Care Shake&Repair onarıcı köpük(turuncu renk olan) sürüyorum, sonrasında boyayı sürüyorum. 40-50 dk civarı bekletip şampuan kullanmadan yıkıyorum. Yıkadıktan sonra duş esnasında saçımı havlu yardımıyla fazla sudan arındırıp, Davines'ın saç maskesini 15 dk saçımda bekletiyorum. Bu arada belirtmem gerek -ki onun da yazısı daha sonra gelecek- şu ana kadar kullandığım en etkili saç bakım ürünleri Davines ürünleri. Şampuanları da maskeleri de saçımı canlandırdı, yumuşattı. Boyaları için fazla fark gözlemlemedim ama bakım ürünleri kesinlikle fiyatlarını hakediyorlar. Konuya geri dönecek olursak maskeyi de arındırdıktan sonra saçımı havlu yardımıyla kurutuyor, dişli tokayla tepeden tutturuyorum.

Fotoğraflarda göreceğiniz gibi gövde kısmında pek bir fark olmasa da dip kısımlarını yumuşak bir tona, zarar vermeden açtı. Fiyat performans oranı çok başarılı bir ürün. Benimki gibi inatçı bir saç yapınız varsa kendisine bir şans vermenizi öneririm. Dip boya sarı saçın en zor, en masraflı kısımlarından biridir. 5tl gibi küçük bir ücretle saçınıza minimum hasarla güzel bir dip boya yapmak istiyorsanız Garnier Extra Açık Gümüş Sarı size gözüm kapalı tavsiye edeceğim ürünlerden biri.





Dip Boya




                                                                          Gövde





Sevgiler,

Ece              

23 Temmuz 2015 Perşembe

Loreal Paris Casting Sunkiss Jelly - Evde saç açmak






Bu ürünün youtube'da ünü yayılmadan önce, daha yazın başlarında raflarda gördüğüm an sarılmış, şu postta fikirlerimi paylaşmıştım. Şimdi de burdan paylaşmak istiyorum sizinle.

Öncelikle ürün oldukça pratik, kokusu şahane. En yoğun verimi ıslak saça uyguladığınızda alıyorsunuz. Saç rengini cidden açıyor, internette en çok sorulan soru boyalı saçı da açar mı olmuş, cevabım ise "Evet açar." Ben üstündeki "Boyasız saçlar içindir." uyarısının, açıp açmaması değil yıpratıp yıpratmamasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. İşlem görmüş saçı cidden çok yıpratıyor. Kuruluk, nem kaybı, kopma gibi sıkıntılar bırakabiliyor. Tabii bu biraz da saçınızın ne kadar yıpranık olduğuyla ilgili. Örneğin benim saçım aşırı yıprandığı için böyle reaksiyon gösterdi ama sizinki göstermeyebilir.

Ürünü ilk yorumladığım zamanlarda saçım bu kadar yıpranmamıştı, o yüzden hafif bir kurulukla atlatmıştım ama şimdi ciddi uyarıyorum, aşırı yıpranmış saçlarınıza uygulamayın.

Onun dışında diplerimdeki doğal saçlarımı, boyanın bile çok zor açtığı saçlarımı, ilk kutu bitiminde gözle görülür derecede açtı. Kuaförün o saçı doğal rengim sanması da ayrı konu :)

Kuru saça uygulayıp fön makinesi tutabilirsiniz,
Kuru saça uygulayıp güneşe çıkıp kurutabilirsiniz,
Islak saça -ki favori yöntemimdir- uygulayıp güneşe çıkabilirsiniz,
Islak saça uygulayıp fön makinesi tutabilirsiniz.


Gördüğünüz gibi kullanım seçenekleri bol, üstelik saça hafif bir dalga da katıyor. Ben ıslak saça uygulamayı en hızlı sonuç veren yol olarak deneyimledim.

Loreal Paris Casting Sunkiss Jelly'yi tavsiye ederim. Vaatlerini yerine getiriyor. Saça hiç zarar vermeden açan bir ürün bulmanız imkansız, bu konuda kimseye güvenmemenizi öneririm. Neticesinde saçın rengini değiştiren her şey, yapısını da değiştirecektir. Önemli olan bu zararın dozu ve ne derece kurtarılabilir olduğudur. Saçınız aşırı yıpranmamışsa, çok işlem görmemişse, çok işlem görmüş olduğu halde hayata sıkı sıkı bağlıysa, krem/maske/bakım kürleri desteğiyle kullanabilir, saçınızda hem uygun fiyatlı hem de şık baby lights, ombre etkisi yaratabilirsiniz.

Ece


Not: Bu arada yurtdışında bu ürünün 3 versiyonu olduğu halde bizde hala 1 versiyonu mevcut sanırım. Umarım diğerlerini de deneyimleme şansımız olur en kısa zamanda :)







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
https://www.freelancer.com/affiliates/ecerusen